Makale
CHARLES TEXIER’İN “TCHINTCHINE KALESİ” GRAVÜRÜ VE GEBEN KALESİ’NİN TARİHÎ COĞRAFYA ÜZERİNDEN TEŞHİSİ
Charles Texier’in “Tchintchine Kalesi” Gravürünün Geben Kalesi ile Özdeşleştirilmesine İlişkin Tarihî ve Coğrafi Bulgular

Giriş
Fransız gezgin Charles Texier’in 1838 yılında yayımladığı Le Château de Tchintchine dans les défilés du Mont Taurus (Toros Dağı Geçitlerinde Tchintchine Kalesi) adlı gravür, Kahramanmaraş’ın tarihî coğrafyasının araştırılması açısından önemli bir görsel belgedir. Gravürde, sarp bir kaya kütlesinin üzerinde yükselen kale, çevresindeki dağlar ve ön planda ilerleyen yolcular tasvir edilmektedir. Yapının coğrafi konumu ve çevresindeki doğal unsurlar, günümüzde Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesi sınırlarında bulunan Geben Kalesi ve çevresiyle dikkat çekici benzerlikler göstermektedir.
Bu araştırmanın temel amacı, Texier’in Tchintchine adıyla kaydettiği kalenin Geben Kalesi olduğunu destekleyen tarihî, coğrafi ve görsel bulguları bir arada değerlendirmektir. Bu doğrultuda gezginin seyahat notları, XIX. yüzyıl haritaları, tarihî yol güzergâhları, Carl Ritter ve U. Bahadır Alkım’ın değerlendirmeleri ile bölgede gerçekleştirdiğim saha gözlemleri karşılaştırılmıştır.
1. Charles Texier’in Seyahat Güzergâhı ve Kale Tasviri
Charles Texier’in 1838 yılında Revue Française dergisinde yayımlanan seyahat notları, Tchintchine Kalesi’nin yerinin belirlenmesi açısından temel kaynak niteliğindedir. Texier, Göksun’dan ayrıldıktan sonra yaklaşık üç saat boyunca kurak arazilerden geçtiğini ve ardından içerisinden bir derenin kıvrılarak aktığı yemyeşil bir vadiye ulaştığını belirtmektedir.
Bu coğrafi tasvir, tarihî Göksun–Maraş yolunun önemli geçiş noktalarından biri olan Meryemçil Beli ve Meryemçil Yaylası çevresiyle karşılaştırılabilir. Texier’in burada dinlendikten sonra yaklaşık iki saat daha yolculuk yapması ve Tchinchine Kalesi yakınlarında konaklayan Osman Bey’in aşiretine misafir olması, güzergâhın belirlenmesi açısından önemli ayrıntılardır.
Osman Bey’in tavsiyesi üzerine yolculuğuna devam eden gezgin, yaklaşık bir saat sonra kaleye ulaşmıştır. Texier, yapıyı piramit biçimindeki sarp bir kaya kütlesinin üzerinde yükselen, geniş bir vadiye hâkim ve doğal savunma özellikleri oldukça güçlü bir kale olarak tanımlamaktadır. Kalenin bir tarafında vadi, diğer tarafında ise akarsuyun oluşturduğu bir çağlayan bulunduğunu ifade etmektedir.
Gezginin mimari gözlemleri de oldukça ayrıntılıdır. Kalenin çift surla çevrili olduğunu, surların arazinin doğal eğimini takip ettiğini ve kulelerle desteklendiğini belirtmektedir. İçeride geniş bir silah meydanı, kayaya oyulmuş bölümler, sarnıç olarak kullanılmış olabileceğini düşündüğü bir mekân ve kilise olarak değerlendirdiği büyük bir yapı bulunduğunu aktarmaktadır.
Bu mimari özellikler, Geben Kalesi’nin günümüzdeki kalıntılarıyla karşılaştırılması gereken önemli verilerdir. Özellikle kalenin sarp kayalıklar üzerindeki konumu, geniş ovaya hâkimiyeti ve tarihî geçitlerle ilişkisi, Texier’in tasviriyle belirgin bir coğrafi uyum göstermektedir.
2. Geben Ovası: Kale Teşhisindeki Temel Coğrafi Kanıt
Texier’in seyahat notlarında kalenin yerinin belirlenmesini sağlayan en önemli ifade şudur: “La plaine de Gheiben, commandée par Tchinchin-Kalé.” Türkçeye “Tchinchin Kalesi’nin hâkim olduğu Geben Ovası” şeklinde çevrilebilecek bu ifade, gezginin ziyaret ettiği kaleyle Geben arasında doğrudan bir coğrafi ilişki kurmaktadır.
Texier, Geben Ovası’nı Toros Dağları ile Amanos ve Anti-Toros dağ silsileleri arasında, doğu-batı doğrultusunda uzanan geniş bir vadi olarak tanımlamaktadır. Bu açıklama, kalenin yalnızca mimari özelliklerini değil, bulunduğu coğrafi çevreyi de ortaya koymaktadır.
Geben Kalesi’nin ovaya ve tarihî geçiş güzergâhlarına hâkim konumu, Texier’in tarif ettiği yapıyla örtüşmektedir. Kalenin bu konumu, özellikle Orta Çağ’da bölgedeki ulaşımın denetlenmesi ve askerî savunmanın sağlanması bakımından önem taşımaktadır.
Dolayısıyla Tchintchine Kalesi’nin Geben Kalesi ile özdeşleştirilmesi yalnızca iki yapının görsel benzerliğine dayanmamaktadır. Texier’in kalenin hâkim olduğu ovayı açıkça Gheiben olarak adlandırması, araştırmanın en güçlü tarihî-coğrafi dayanaklarından birini oluşturmaktadır.
3. Tarihî Haritalarda Tchintchine, Mariantschil ve Geben İlişkisi
Texier’in kullandığı Tchintchine adının tarihî coğrafyadaki karşılığını belirlemek için XIX. yüzyıl haritaları ve coğrafya çalışmaları önemli bilgiler sunmaktadır. Alman coğrafyacı Carl Ritter, 1859 tarihli çalışmasında Texier’in Tschintschin Kale olarak kaydettiği yapıyı, Helmuth von Moltke’nin Göksun çevresine ilişkin haritasında Mariantschil-Kalessi adıyla gösterilen kaleyle ilişkilendirmektedir. Ritter’in değerlendirmesinde Texier’in Gheiben olarak yazdığı yer adının, von Moltke’nin haritasındaki Geben ile bağlantılı olması da dikkat çekmektedir.
Bu bilgiler, Tchintchine ve Mariantschil adlarının XIX. yüzyılda aynı coğrafi bölgeyle ilişkilendirildiğini göstermektedir. Farklı gezginlerin yerel adları kendi dillerinin telaffuz ve yazım özelliklerine göre kaydetmeleri, aynı yapının farklı isimlerle anılmasını açıklayabilecek önemli bir etkendir.
Ritter’in değerlendirmesi, Texier’in kullandığı yer adlarını tarihî haritalarla ilişkilendirmesi bakımından araştırmanın temel kaynaklarından biridir.

4. U. Bahadır Alkım’ın Geben Kalesi Teşhisi
Tchintchine Kalesi ile Geben Kalesi arasındaki bağlantıyı açıkça ortaya koyan araştırmalardan biri, U. Bahadır Alkım’ın 1959 yılında Belleten dergisinde yayımlanan “Güney-Batı Antitoros Bölgesinde Eski Bir Yol Şebekesi” başlıklı makalesidir.
Alkım, bölgedeki tarihî ulaşım güzergâhlarını incelerken Sir Charles Wilson’ın Göksun’dan Meryemçil Beli’ni aşarak Kars Bazar’a ulaşan yolunu ele almaktadır. Ayrıca 1919 tarihli İngiliz rehberinde güzergâhın Kars Bazar–Andırın–Geben–Meryemçil Kale–Göksun şeklinde kaydedildiğini belirtmektedir.
Alkım’ın araştırmasındaki en önemli değerlendirme, Texier’in Çın Çin Kale adıyla Geben Kalesi’ni kastettiğini açıkça ifade etmesidir.
Bu tespit, Texier’in seyahat notlarında verdiği coğrafi bilgilerle birlikte değerlendirildiğinde önem kazanmaktadır. Ritter’in tarihî haritalar üzerinden kurduğu bağlantı ile Alkım’ın tarihî yol ağına dayanan değerlendirmesi, Geben Kalesi teşhisini birbirini tamamlayan iki farklı araştırma yöntemiyle desteklemektedir.
5. Çinçin Kalesi’nin Tarihî Kaynaklardaki Konumu
Araştırmada açıklığa kavuşturulması gereken konulardan biri de tarihî kaynaklarda geçen Çinçin Kalesi’nin konumudur.
İbn Bîbî’nin Selçuknâme adlı eseriyle ilişkili mesnevide Çinçin Kalesi, sarp kayalıklar üzerinde yükselen, ormanlarla çevrili ve ulaşılması oldukça güç bir savunma yapısı olarak tasvir edilmektedir. Kalenin önünde geniş ve yeşil bir ova bulunduğu, bu ovanın içerisinden bir akarsuyun geçtiği anlatılmaktadır.
Filiz Kılıç’ın incelemesinde, İlyas Gökhan’ın araştırmasına dayanılarak Çinçin Kalesi’nin Geben ile Değirmendere arasındaki Çinçin Boğazı çevresinde bulunan kale kalıntılarıyla ilişkili olabileceği belirtilmektedir.
Bu değerlendirme, tarihî kaynaklarda kullanılan Çinçin adının dikkatle incelenmesini gerektirmektedir. Mesnevideki coğrafi tasvir ile Texier’in gözlemleri arasında benzerlikler bulunmakla birlikte, iki anlatımın aynı yapıyı konu aldığı yalnızca bu benzerliklerden hareketle kabul edilmemelidir.
Texier’in anlatımını farklı kılan temel unsur, ziyaret ettiği kalenin hâkim olduğu ovayı doğrudan Geben olarak adlandırmasıdır. Bu nedenle araştırmanın ulaştığı sonuç, öncelikle Texier’in 1838 yılında gravürünü yayımladığı kalenin kimliğiyle ilgilidir.
6. Saha Gözlemleri ve Gravürün Coğrafi Özellikleri
Meryemçil Beli, Meryemçil Yaylası ve Geben Kalesi çevresinde gerçekleştirdiğim saha gözlemleri, tarihî kaynaklarda belirtilen coğrafi özelliklerin günümüz arazisiyle karşılaştırılmasına imkân sağlamaktadır.
Bölgedeki akarsu sisteminin kayalık arazi içerisinden ilerleyerek Geben Ovası’na ulaşması, Texier’in seyahat notlarında sözünü ettiği yeşil vadi ve akarsu tasviriyle benzerlik göstermektedir.
Ayrıca Geben Kalesi’nin sarp kayalıklar üzerindeki konumu, çevresindeki dağlık arazi ve ovaya hâkimiyeti, gravürde tasvir edilen temel coğrafi unsurlarla uyumludur.
Gravürün arka planında görülen dağın Kayranlı Dağı olabileceği yönündeki düşüncem de bu coğrafi karşılaştırmaya dayanmaktadır. Ancak söz konusu eşleştirmenin kesinleştirilmesi için gravürün bakış açısıyla aynı noktadan çekilecek güncel arazi fotoğraflarının karşılaştırılması gerekmektedir.
XIX. yüzyıl gravürlerinin sanatçının perspektif ve kompozisyon tercihlerinden etkilendiği göz önünde bulundurulduğunda, görsel benzerliğin tek başına yeterli olmadığı açıktır. Bununla birlikte gravür, Texier’in yazılı anlatımı ve tarihî haritalarla birlikte değerlendirildiğinde önemli bir destekleyici belge niteliği kazanmaktadır.
Sonuç
Charles Texier’in 1838 yılında yayımladığı Le Château de Tchintchine dans les défilés du Mont Taurus adlı gravürde tasvir edilen yapının Geben Kalesi olduğu görüşü, birbirini tamamlayan tarihî ve coğrafi bulgulara dayanmaktadır.
Texier’in Göksun’dan Maraş’a uzanan seyahat güzergâhı, kalenin mimari özelliklerine ilişkin ayrıntılı tasviri ve özellikle hâkim olduğu ovayı Gheiben olarak adlandırması, bu teşhisin temel dayanaklarını oluşturmaktadır.
Carl Ritter’in tarihî haritalara ilişkin değerlendirmesi ve U. Bahadır Alkım’ın Texier’in Çın Çin Kale adıyla Geben Kalesi’ni kastettiğine yönelik açık tespiti, araştırmanın bilimsel dayanaklarını güçlendirmektedir.
Meryemçil ve Geben çevresindeki saha gözlemleri ile gravürdeki coğrafi unsurlar da bu kaynaklarla uyumludur.
Bütün bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, Texier’in Tchintchine adıyla kaydettiği kalenin günümüzde Geben/Meryemçil Kalesi olarak bilinen yapı olduğu görüşü güçlü biçimde desteklenmektedir.
Kaynakça
1. Alkım, U. Bahadır. “Güney-Batı Antitoros Bölgesinde Eski Bir Yol Şebekesi.” Belleten, 23/89 (1959), s. 59–73.
2. Ritter, Carl. Die Erdkunde im Verhältniß zur Natur und zur Geschichte des Menschen, Cilt 19. Berlin, 1859.
3. Texier, Charles. “Voyage dans l’Asie Mineure, de Sis à Trébizonde – Fragment du Journal.” Revue Française, 6 (1838), s. 336–340.
4. Texier, Charles. Le Château de Tchintchine dans les défilés du Mont Taurus. Gravür, 1838.
5. Handbook of Asia Minor, Cilt IV, Bölüm II: Cilicia, Antitaurus and Syria. Londra, 1919.
6. Yarım, Murat. Meryemçil Beli, Meryemçil Yaylası, Geben Kalesi ve Geben Ovası çevresindeki saha gözlemleri.


